Mağazada Taklit Çorap Satışı: 'Yasak Olduğunu Bilmiyordum' Savunması İşe Yarar mı?
HE Hakan Elçi 6 Görüntülenme 25.06.2026

Mağazada Taklit Çorap Satışı: 'Yasak Olduğunu Bilmiyordum' Savunması İşe Yarar mı?

Kararın Özeti

Mağazada tanınmış bir markanın taklit çoraplarını satan esnafın 'bilmiyordum' savunması mahkemede kabul görmedi. Marka tecavüzü için kötüniyet şart olmadığından dava kabul edildi; ürünlere el konuldu. Karar, taklit ürün satışının sorumluluğunu net ortaya koyuyor.

"Ürünleri dışarıdan aldım, üzerinde marka da yazmıyordu, yasak olduğunu bilmiyordum." Taklit ürün satışıyla suçlanan birçok esnafın savunması böyle. Peki bu savunma mahkemede işe yarıyor mu? Bir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi kararı net cevap veriyor: Hayır.

Olayda ne oldu?

Dünya çapında tanınan bir hazır giyim markasının sahibi, bir mağazada kendi markasını taşıyan taklit çorapların satıldığını öğrendi. Yapılan delil tespitinde, demir sepetler içinde satışa hazır 22 adet çorap bulundu; etiketlerinde davacının tescilli markaları kullanılıyordu.

Bilirkişi, ürünlerin malzeme ve işçilik kalitesi yönünden orijinal olmadığını ve marka ile iltibas yarattığını tespit etti. Satıcı tutanağa geçen beyanında ürünlerin kendisine ait olduğunu, "dışarıda sattığını" ve "yasak olduğunu bilmediğini" söyledi; ancak fatura veya lisans gibi hiçbir yasal belge sunamadı.

Mahkeme neye dayandı?

Mahkeme, 6769 sayılı SMK'nın 7. ve 29. maddelerine dayandı. Buna göre marka sahibinin izni olmadan markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak veya ticari amaçla elde bulundurmak marka hakkına tecavüzdür. İhlal için kötüniyet veya "bilme" şart değildir; ürünü hakka dayanmadan ticari etkiyle satışa sunmak yeterlidir.

Mahkemenin kararı

  • Marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması,
  • Tecavüz teşkil eden ürünlere el konulması ve üzerlerindeki marka etiketlerinin çıkarılması,
  • Vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıdan tahsili.

Önemli bir ayrıntı: Davalı davaya hiç cevap vermedi ve duruşmaya katılmadı; deliller güçlü olduğu için bu sessizlik onu kurtarmadı.

Esnaf ve marka sahipleri için 4 pratik ders

  1. "Bilmiyordum" savunması koruma sağlamaz. Satıcı, ürünün kaynağını ve hukuka uygunluğunu ispatla yükümlüdür.
  2. Fatura ve lisans saklayın. Orijinal ürün sattığınızı ancak belgeyle kanıtlayabilirsiniz.
  3. Delil tespiti güçlü bir silahtır. Marka sahibi, ihlali zamanında belgeleyerek davanın temelini atar.
  4. Cevap vermemek davayı kazandırmaz. Deliller sağlamsa davalının duruşmaya katılmaması aleyhine sonuç doğurur.

Sık sorulan sorular

Taklit olduğunu bilmeden sattım, yine de sorumlu muyum?

Evet. Marka tecavüzünün tespiti ve durdurulması için kusur (bilme) şart değildir. Tazminat talebinde kusur tartışılabilir, ancak ürünlere el konulması ve satışın durdurulması için yeterli sebep oluşur.

Marka sahibi olarak taklit satışını nasıl durdururum?

Önce profesyonel bir delil tespiti yaptırın; ardından tecavüzün tespiti, durdurulması, ürünlere el konulması ve tazminat talebiyle dava açabilirsiniz.

Kaynak — Karar Künyesi

Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi · E. 2024/73 · K. 2024/272 · T. 19.12.2024

Taraf ve marka adları gizlilik gereği paylaşılmamıştır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz; somut durumunuz için bir marka vekiline danışınız.

Markanız risk altında mı? TÜRKPATENT Sicil No 2732 ile kayıtlı resmi marka vekilimizle ücretsiz marka araştırması için bize ulaşın: WhatsApp veya 0216 606 56 58.

Kararın tam metnini görmek için tıklayın
T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/73
KARAR NO : 2024/272

DAVA : Markaya Tecavüzün Tespiti ve Durdurulması
DAVA TARİHİ : 19/03/2024
KARAR TARİHİ : 19/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 19/12/2024

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin Türkiye başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde satış noktalarıyla, hazır giyim zincir mağazacılığı alanında 2006 yılından bu yana faaliyet gösterdiğini, bu anlamda müvekkilinin hak sahibi olduğunu markalardan birinin dünya çapında tanınan "..." markası olduğunu, müvekkilinin TPMK nezdinde ""...." esas unsurlu birçok marka tescili bulunduğunu, ancak hal böyle iken davalı işletmesinde müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil edecek şekilde çorap ürününün taklit niteliktekilerinin satışa sunulduğu bilgisini lisansörü aracılığı ile öğrendiğini, davalının söz konusu eyleminin müvekkilinin markadan doğan haklarını ihlal ettiğini iddia ederek, markaya yönelik tecavüzün tespitini, durdurulmasını ve taklit nitelikteki ürünlere el konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi, tensip zaptı ve ön inceleme duruşma gün ve saatinin usulüne uygun olarak davalıya tebliğ edildiği, ancak davalı tarafça davanın esasına ilişkin herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği gibi ön inceleme duruşmasına da katılmadığı, bu itibarla davanın reddini talep ettiğinin kabul edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davacının markadan doğan haklarına tecavüzün tespiti, durdurulması ve taklit nitelikteki ürünlere el konulması taleplidir.
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ..,..,..,... ve ... tescil numaralı "...." esas unsurlu markaların davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
6769 Sayılı SMK'nın 29/1-b ve c maddeleri ile, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmanın marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir.
Davacının delil tespiti talebi üzerine dosya, davalının davacı adına olan markalardan doğan haklarına tecavüz teşkil eden eyleminin bulunup bulunmadığına ilişkin rapor tanzimi için bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan 05/04/2024 tarihli rapor ile,
davalı adresinde yapılan incelemede, mağaza içerisinde demir sepetler içerisinde
satışa hazır halde oldukları tespit edilen 22 (yirmi iki) adet çorap emtiasının etiketlerinde
davacının ... ve ... no.lu tescilli markalarının kullanıldığının tespit edildiği, davacının bu markalarının 25. sınıftaki tescilleri çorap emtiasını kapsadığı, malzeme ve işçilik kaliteleri yönünden incelendiğinde tespit edilen ürünlerin orijinal
olmadıkları ve tespit edilen marka kullanımının davacı markaları ile mutlak suretle iltibasa
yol açacağı, inceleme sırasında tespit edilen emtianın orijinal markalı ürün olduğuna dair bir beyan ve
bunu gösterir herhangi bir delil (fatura, lisans sözleşmesi vb.) de sunmadığını, Mahalde bulunan ...., tutanağa da geçen beyanında, “Tespit ettiğiniz ürünler bana
aittir, dışarıda satıyorum. Ürün üzerinde herhangi bir marka ismi geçmemektedir, sadece etiketinde
yazıyor. Yasak olduğunu bilmiyordum, yoksa satmazdım.” dediğini ve ....'in , vergi levhası/kasa fişi ibraz etmekten imtina ettiğini belirtmiştir.
Dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları, mahallinde yapılan tespit sonucu aldırılan ve itiraza uğramayan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davalının herhangi bir hakka dayalı olmaksızın davacı adına tescilli ve bu tescil koruma kapsamında olan çorap ürünlerini ticari etki doğuracak şekilde satışa arz ettiği ve böylece SMK 7 ve 29 maddeleri anlamında davacının marka haklarına tecavüzünün sabit olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davacının davasının KABULÜNE, davalının davacı adına tescilli "...." esas unsurlu markadan doğan haklarına tecavüzünün tespitine, durdurulmasına, tecavüz teşkil eden ürünlere el konularak üzerindeki marka etiketlerinin çıkarılmasına,
2-Peşin alınan harcın yeterliliğine, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine
4-Davacı tarafından yapılan 855,20 TL dava ilk masrafı, 870,00 TL tebligat - tezkere masrafı ve 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.725,20 TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan avansın ilgilisine iadesine,
6-Talep halinde kararın taraflara tebliğine,
Davacı vekilinin yüzüne karşı , davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/12/2024

Katip ...
e-imzalıdır


Hakim ...
e-imzalıdır

Yorum Yapın