Coğrafi İbare Üzerinde Tekel Kurulamaz: Giyim Sektöründe Marka Tecavüzü Talebi Reddedildi
Coğrafi bir yer adından oluşan marka üzerinde tüm üçüncü kişi kullanımlarını engellemek mümkün değildir. Mahkeme; davalının kullanımının markasal değil model adı olarak dürüst ticari kullanım kapsamında kaldığına hükmederek davayı reddetti.
Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E.2024/53 K.2024/246 sayılı kararında; davacının markasındaki coğrafi ibarenin, davalı tarafından markasal değil model adı olarak dürüst ticari kullanım biçiminde kullanıldığına hükmederek marka tecavüzü ve manevi tazminat taleplerini reddetti.
Davanın Özeti
Davacı, 25. ve 35. sınıflarda tescilli markalarının sahibidir. Online satış platformlarında davalının benzer ibareli ürünler sattığını öne sürerek tecavüzün tespiti ve 20.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Mahkemenin Değerlendirmesi
Davalı 1955 Yılında Kurulmuş Köklü Bir Firmadır
Davalı, tanınmış marka statüsünde tescilli ibaresini markasal amaçla kullanan köklü bir tekstil firmasıdır. Davacının kullandığı ibare ise coğrafi bir yer adı olup zayıf bir markadır.
Kullanımın Niteliği: Markasal mı, Model Adı mı?
Mahkeme internet platformundaki listelemeyi incelemiştir. Davalının tanınmış markasının esas unsur olduğu, davacının ibaresinin ise ürün modeli belirtmek amacıyla kullanıldığı anlaşılmıştır. Tüketici perspektifinden değerlendirildiğinde davacının ibaresinin ayrı bir marka olarak algılanmadığı sonucuna varılmıştır. Bu kullanım SMK m.7/5 kapsamında ticari amaçlı dürüst kullanım olarak kabul edilmiştir.
Önemli Hukuki İlkeler
- Coğrafi markalar zayıftır: Yer adı içeren markalar üçüncü kişi kullanımlarına karşı dar bir koruma alanına sahiptir.
- Model adı olarak kullanım tecavüz oluşturmaz: Bir ibarenin markasal değil model adı olarak kullanılması SMK m.7/5 kapsamında dürüst kullanım sayılabilir.
- Tüketici algısı belirleyicidir: Hangi markanın ön plana çıktığı ve ticari kaynak karışıklığı yaratılıp yaratılmadığı değerlendirmenin merkezindedir.
Sıkça Sorulan Sorular
Coğrafi bir yer adını marka olarak tescil ettirsem yeterli koruma alır mıyım?
Hayır. Coğrafi ibareler zayıf marka kabul edilir ve üçüncü kişilerin benzer ibareleri kullanmasını engellemeniz çok daha güçtür.
SMK m.7/5 nedir?
Marka hakkı sahibi; ticari alanda dürüstçe ve markasal olmayan biçimde yapılan kullanımları engelleme hakkına sahip değildir. Model isimleri ve coğrafi tanımlamalar bu kapsama girebilir.
Bu makale yalnızca bilgi amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Marka seçimi ve koruma stratejisi için Elçi Patent'e danışın.
Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, Esas: 2024/53, Karar: 2024/246, Tarih: 05.12.2024
Taraf ve marka adları gizlilik gereği paylaşılmamıştır.Kararın tam metnini görmek için tıklayın
ESAS NO : 2024/53
KARAR NO : 2024/246
DAVA : Markaya Tecavüzün Tespiti ve Men'i ile Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ : 28/02/2024
KARAR TARİHİ : 05/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 10/12/2024
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, davacı şirket vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, .... ve
.... sayı ile tescilli “....” ibareli markaların sahibi olduğunu, müvekkilinin, giyim
sektöründe uzun yıllardır faaliyet göstermekte ve “.....” esas unsurlu markaları aktif şekilde
kullanmakta olduğunu, “....” markalı ürünlerini online satış sitelerinde, kendi web
sitesinde ve instagram hesabında müşterisiyle buluşturduğunu; hal böyle iken davalının,
“.....” ibareli markayı ....com.tr/ online pazaryerinde kullanmakta olup, tekstil giyim
ürünleri sattığını, kötü niyetli olarak markayı etkin şekilde kullandığını, davalı web sitesinde
“.....” ibaresi ile arama yapıldığında https://www.....com.tr.... linki altında
çok sayıda ürün çıktığını, davalının kullandığı markanın
müvekkilinin markaları ile benzer olduğunu ve söz konusu kullanımın müvekkilinin marka
hakkını ihlal ettiğini iddia ederek, müvekkili adına tescilli markaya yönelik tecavüzün tespitini ve men'i ile 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP ; Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkili şirketin 1955 yılında kurulmuş olup kurulduğu günden bu yana dünya trendlerine uygun tekstil
ürünlerini tüketiciye sunduğunu, müvekkili şirketin TPMK nezdinde tescilli birçok marka tescilinin bulunduğunu, müvekkilinin ürünlerini "...." markası altında satışa arz ettiğini, "...." ibaresini markasal olarak kullanmadığını, davacı taraf, dilekçesindeki hiçbir iddiasını hukuken temellendirememiş ve hiçbir delille de
destekleyemediğini, kendi markasının bir yer adı olması sebebiyle
zayıf bir marka olmasına rağmen markasının sözde ayırt edici karakterinin ve itibarının ağır derecede
zarar gördüğü iddiasında bulunmuşsa da markasının tanınmışlığı ile ilgili dosyada herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı, davacıya ait markalarda yer alan ve coğrafi isim olan “.....” ibaresi herkes tarafından
kullanılabilecek nitelikte bir ibare olup davacının söz konusu coğrafi yer adı üzerinde tek hak sahibi
olması ve üçüncü kişilerin kullanımlarını engellemesinin mümkün olmayacağını, alınan tespit raporu ile de marka hakkına tecavüz ve iltibas tehlikesinin tespiti için elverişli nitelikte olmadığının sabit olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
Dava, markaya tecavüzün tespiti ve men'i ile manevi tazminat taleplidir.
Türk Patent ve Marka Kurumu'nun resmi internet sitesinden alınan kayıtlardan, .... tescil numaralı "...." esas unsurlu markaların 25 ve 35. sınıflarda davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
6769 Sayılı SMK'nın 29/1-b ve c maddeleri ile, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmanın marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir.
Davacı vekilinin delil tespiti talebi üzerine, dosyada internet üzerinde inceleme yapılmak suretiyle davalının davacı markasına tecavüzü olup olmadığına ilişkin rapor tanzimi için bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan 11/03/2024 havale tarihli raporda sonuç olarak, "davacının..... numaralı markaları 25. sınıfta tescilli olup,
tescilleri kapsamında tespite konu sweatshirt ve eşofman altı emtiaları doğrudan
bulunduğu, .....’da “.....” şeklinde arama yapıldığında çıkan sonuç sayfası incelendiğinde,
listelenen sonuçlarda davalının “.....” isimli ürünlerine ilişkin .....com.tr internet sitesi
linklerinin bulunduğu görüldüğü, davalıya ait ...com.tr alan adlı internet sitesinde “.....” ibaresi aratıldığında
(https://www....com.tr/....=.... linkinde), “.....” isimli-ibareli 3 (üç) adet
sweatshirt ve yine aynı isimli 3 (üç) adet eşofman altı ürününün tanıtım ve satışının yapıldığı
tespit edildiği, Davalı internet sitesinde tanıtım ve satışı yapılan toplam 6 (altı) adet ürün,
davacının “....” asli ibareli markalarının 25. sınıftaki tescili kapsamındaki ürünler olduğu, tespit edilen kullanımın, davacıya ait tescilli markaların asli unsuru olan “....”
kelimesini ihtiva etmekle, davacı markaları ile iltibas tehlikesi doğurabilecek nitelik arz ettiği "
hususları belirtilmiştir.
Sunulan tespit raporu sonrasında dosyaya ibraz edilen tüm deliller beyanlar ve rapora ilişkin itirazların değerlendirilmesi ve ek rapor tanzimi için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan 25/10/2024 tarihli raporda sonuç olarak, 07.03.2024 tarihli tespit raporunda, davacının tespit talebi ve Sayın Mahkemece bu
talebin kabulü ile yapılan görevlendirme doğrultusunda, internet üzerinden tespiti istenen
hususlarda yapılan inceleme sonuçlarına yer verildiği, davalının 25. sınıfa yönelik tespit edilen “....” ibareli kullanımının, davacının tescilli
markaları karşısında, davalının davacı ile arasında ticari/ekonomik bir bağlantı bulunduğu
izleniminin doğmasına/ilişkilendirilme ihtimaline neden olabileceği belirtilmiştir. Bilirkişi raporu takdiri delil olup, hukuki niteleme mahkemeye aittir.
Dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları, taraf iddia ve savunmaları ile bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; "......" esas unsurlu markaların davacı adına, "....." markasının ise seri marka ve ayrıca .... sayısı ile tanınmış marka olarak davalı adına tescillidir. Bilirkişi raporunda ve taraf vekillerince ibraz edilen görsellerde de yer verildiği üzere davalı tarafın internet ortamındaki satış sitesinde "...." markasını kullandığı, keza ürünler üzerinde de "...." etiketinin mevcut olduğu, internet ortamındaki satışta "...." markası ile birlikte satışa sunulan ürünün model ismi olarak (... Rahat Kesim Eşofman Altı) şeklinde kullanımda bulunduğu görülmüştür. Somut olayda ; davalının ürünlerini diğer firmalardan ayırmak için kullandığı markanın ... ibaresi olup .... ibaresi tanınmış marka statüsündedir. .... ibaresinin kullanım yerleri dikkate alındığında ; bu ibarenin eşofman giysilerinin içerisinde model belirtmek için kullanıldığı tüketici tarafından markasal anlamda .... ibaresi markasal kullanıldığından .... ibaresinin bir marka olarak akla gelmeyeceği , markanın asıl amacı köken gösterme fonksiyonu dahil olmak üzere reklam, garanti , kalite vs gibi fonksiyonları olup davalı tarafın kullanımının markasal olarak .... markası olup .... ibaresinin markasal olarak kullanımı söz konusu olmadığından marka hakkına tecavüzün gerçekleşmediği ve davacı tarafın kullanımının SMK 7/5 (KHK.nın 12 m.) maddesi dikkate alındığında ; ticari amaçlı dürüst bir kullanım olarak kabul edilmiştir. Mahkememizin benzer olaya ilişkin kararını onayan Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 01/04/2015 tarih ve ... Esas .... Karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır. Bu itibarla tüm talepler yönünden yerinde olmayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Peşin alınan harcın yeterliliğine, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Karar tarihininde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen tecavüz davası nedeniyle 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Karar tarihininde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince manevi tazminat davası nedeniyle 20.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Talep halinde kararın taraflara tebliğine,
7-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/12/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır