Benzer İsim Her Zaman Marka İhlali Değildir: Mahkeme 'Karıştırılma İhtimali Yok' Dedi
HE Hakan Elçi 3 Görüntülenme 25.06.2026

Benzer İsim Her Zaman Marka İhlali Değildir: Mahkeme 'Karıştırılma İhtimali Yok' Dedi

Kararın Özeti

İki benzer markanın başlangıç ibareleri ve genel izlenimi farklı olduğu için mahkeme, tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali bulunmadığına ve marka tecavüzü oluşmadığına karar verdi. Karar, marka benzerliği değerlendirmesinin kriterlerini gösteriyor.

"Markam ile benziyor, o hâlde ihlal var" — sezgiye uygun gelse de hukuk her zaman böyle işlemiyor. Bir Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi, benzer iki marka arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığına karar vererek tecavüz davasını reddetti. Karar, marka benzerliğinin nasıl değerlendirildiğini çok net gösteriyor.

Olayda ne oldu?

Tekstil sektöründe faaliyet gösteren bir marka sahibi, benzer bir ibareyi tabelasında ve ürünlerinde kullanan başka bir firmaya karşı marka tecavüzü ve haksız rekabet davası açtı. Dosya istinaf aşamasından "eksik inceleme" gerekçesiyle geri döndü ve yeniden değerlendirildi.

Karıştırılma ihtimali nasıl değerlendirilir?

Mahkeme, SMK m. 6/1 çerçevesinde değerlendirme yaptı ve Yargıtay içtihatlarına dayandı. Öne çıkan kriterler:

  • Markaların başlangıç ibareleri tüketici algısında belirleyicidir; bu olayda başlangıçlar farklıydı.
  • Ortak kullanılan ek ibareler tanımlayıcı nitelikteydi, ayırt ediciliği düşüktü.
  • Fiili kullanım biçimleri (yazım, görsel) birbirine benzemiyordu.
  • Karıştırılma ihtimalinin varlığı hukuki bir değerlendirmedir ve nihai takdir hâkime aittir (HMK m. 282).

Ayrıca davacı, kesin süreye rağmen bilirkişi avansını yatırmadığı için inceleme yapılamadı; mahkeme mevcut delillerle karar verdi.

Mahkemenin kararı

Mahkeme, markalar arasında halk nezdinde ilişkilendirme dâhil karıştırılma ihtimali bulunmadığı sonucuna vararak davayı reddetti. Davacı, davalı yararına vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine de mahkûm oldu.

Marka sahipleri için 4 pratik ders

  1. Benzerlik ≠ tecavüz. Belirleyici olan, ortalama tüketicinin karıştırma ihtimalidir.
  2. Başlangıç ibaresine ve genel izlenime bakılır. Tek bir ortak kelime tek başına yeterli değildir.
  3. Usul kuralları davayı kaybettirebilir. Bilirkişi avansı gibi kesin sürelere uymak şarttır.
  4. Dava öncesi profesyonel benzerlik analizi yaptırın. Zayıf bir dava, ters maliyet doğurur.

Sık sorulan sorular

İki marka benziyorsa otomatik olarak ihlal var mıdır?

Hayır. Markaların görsel, işitsel ve kavramsal bütünü ile tüketici kitlesi dikkate alınarak karıştırılma ihtimali ayrıca değerlendirilir.

Marka davası açmadan önce ne yapmalıyım?

Markalar arası benzerlik ve karıştırılma ihtimaline dair uzman görüşü almak, hem başarı şansını hem de maliyet riskini doğru öngörmenizi sağlar.

Kaynak — Karar Künyesi

Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi · E. 2024/130 · K. 2024/283 · T. 24.12.2024

Taraf ve marka adları gizlilik gereği paylaşılmamıştır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz; somut durumunuz için bir marka vekiline danışınız.

Markanız risk altında mı? TÜRKPATENT Sicil No 2732 ile kayıtlı resmi marka vekilimizle ücretsiz marka araştırması için bize ulaşın: WhatsApp veya 0216 606 56 58.

Kararın tam metnini görmek için tıklayın
T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/130
KARAR NO : 2024/283

DAVA : Markaya Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men ve Ref'i
DAVA TARİHİ : 23/12/2019
KARAR TARİHİ : 24/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 02/01/2025

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesi ile, davalının müvekkili adına .... tescil numarası ile korunmakta olan “...” markasının kullanım şeklini birebir taklit etmek suretiyle tabelada ve ürünler üzerinde kullanmakta olduğunu, davalı bunun yanında TPMK nezdinde müvekkilinin markası ile benzer olan “....” markası için ... başvuru numarası ile marka başvurusu yaptığını, davalının müvekkili ile aynı sektörde ve aynı mal cinsi ile benzer olarak kullanılmakta olduğu “...” markasının müvekkili haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, bu durumun Mahkememizin .... D.iş numaralı tespit dosyasından alınan rapor ile de tespit edildiğini iddia ederek, müvekkilinin tescilli markasından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, men'ini, ref'ini ve fiillerin ortadan kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkilinin 2019 yılında "...." markası için TPMK nezdinde tescil başvurusu yaptığını, 2020 yılında tescil ettirdiğini, dava konusu markaların hem fonetik ve hem de görsel açıdan birbirinden farklı olduğunu, müvekkilinin davacı yanın sınai mülkiyet haklarına tecavüz etmediğini ve dava konusu olan iki markanın birbirlerinden farklı olduğunu savunarak, müvekkili aleyhine açılan davanın reddini talep etmiştir.

Mahkememizin 19/03/2021 Tarih, .... Esas - .... Karar sayılı "Davacının davasının REDDİNE" dair verilen karar, davacı vekilinin istinaf talebi üzerine dosyanın gönderildiği İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 18/04/2024 Tarih, .... Esas - ... Karar sayılı ilamında belirtilen "Dava dosyasında davacı tarafça dava dilekçesine ekli olarak sunulan işyeri camekan fotoğraflarının tespit dosyasında bulunmadığı, bu fotoğrafların davalıya ait olup olmadığının tespitinin yapılamayacak olması nedeniyle dikkate alınamayacak olup, bu değerlendirmede bir aykırılık bulunmamakla birlikte, karşı taraf işyeri adresinde yapılan tespitte, firmanın kot üretimi yaptığı, talep edenle aynı sektör ve sınıflarda hizmet verdiği ve kot üzerinde çok sayıda ürün üzerinde "..." markasının basılı olduğu, ... sayılı "...." ibareli markanın tescil başvurusunun akıbeti konusunda araştırma yapılmadan karar verildiği, davacı markasını oluşturan "arox" ibaresinin tescilli olduğu mal ve hizmette ticari alanda yaygın bir kullanımından söz edilip edilemeyeceği, doğrudan ve birebir hizmeti tanımlayan bir ibare olup olmadığı bu nedenle bütüncül olarak bakıldığında ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali olup olmadığının değerlendirilerek ve D.İş dosyasındaki tespitlerle ilgili bir değerlendirme yapılarak yeniden rapor alınması gerektiğinden, ilk derece mahkemesince esasa münhasır delil toplanmadan, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesinin, usul ve yasaya aykırı olduğu ve ilk derece mahkemesi kararının tüm istinaf sebepleriyle birlikte değerlendirilmesinin gerekmesi karşısında, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün bulunmamakla 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince davacının istinaf başvurusunun kabulüne" gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılmış ve doya yeniden yargılama yapılmak üzere mahkememize iade edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda 2019/87940 başvuru numaralı marka evrakının tamamı ve ayrıca devir yapılmış ise devre ilişkin kayıtlar celp edilmiştir. Akabinde TPMK kayıtları, taraf iddia ve savunmaları, mahkememizin 2019/513 d.iş sayılı dosyası içeriği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararı değerlendirilerek, davalının davacı marka haklarına tecavüzü veya haksız rekabetinin olup olmadığına ilişkin rapor tanzimi için ara karar oluşturulmuş, bilirkişi avansının yatırılması için davacı vekiline kesin süre verilmiş ise de, davacı vekilince müvekkilinin bilirkişi avansını yatırmadığından asıla tebligat talep ettiği, asıla tebligatın yapıldığı ve kesin süreye rağmen bilirkişi masrafının yatırılmadığı, bu sebeple de incelemenin gerçekleştirilemediği anlaşılmıştır. Bu durumda mevcut deliller mahkememizce değerlendirilmek suretiyle karar oluşturulmuştur.
Davacı markası siyah beyaz "..." ibareli görsel aslı içi beyaz yazı şeklinde olduğu, davalı markası ise "...." ibareli ve düz yazı şeklinde olduğu görülmüştür. Tespit bilirkişi raporunda ekli fotoğrafların tetkikinden de davalı kullanımının ürünler üzerinde düzyazı şeklinde "...", "...", "Büyük .... harfi üzerine ...." şeklinde kullanıldığı, mağaza tabelasında ise "...." şeklinde kullanım olduğu görülmüştür. Dosyaya getirtilen TPMK kayıtlarına göre de davacının davalı marka tesciline yaptığı başvuruya itirazın reddedildiği ve .... nolu tescilin kesinleştiği anlaşılmıştır. HMK'nın 282 maddesi uyarınca hakim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir. Ayrıca Yüksek Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/06/2016 tarih ve 2014/14-696 Esas ve 2016/778 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi hukuki bir konu olup hakim tarafından değerlendirilecektir. Bu yönüyle değişik iş dosyasındaki bilirkişi raporundaki hukuki değerlendirmeye katılmak mümkün olmamıştır. Yine Yüksek Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 12/06/2017 tarih ve 2016/843 Esas 2017/3609 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, uyuşmazlık konusu markaları taşıyan ürünlerin ortalama tüketici kitlesi üzerinde markaların başlangıç ibareleri etkilidir. Her iki markanın da Türkçe karşılığı bulunmamaktadır. Davacının markasının başlangıç ibaresi "....", davalının markasının başlangıç ibaresi ise "...." şeklindedir. Müşterek olan "...." ibarelerinin esasen eklenen tanımlayıcı işaretler niteliğinde oldukları hususu ve ilgili tüketici kitlesi dikkate alındığında, aynı veya benzer mallar yönünden markalar arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunmadığı, fiili kullanımlarının da birbirine benzemediği, bu haliyle markaya tecavüz veya haksız rekabetten bahsedilemeyeceği sonuç ve kanaatine varılarak davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir. Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesince gereğince 427,60 TL ilam harcından 44,40 TL peşin harcın mahsubu ile 383,20 TL bakiye karar harcının davacıdan tahsiline,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 30,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Talep halinde kararın taraflara tebliğine,
7-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,
Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/12/2024

Katip ...
e-imzalıdır


Hakim ...
e-imzalıdır

Yorum Yapın