Bu makaleyi Türkçe okuyun

Suing for Trademark Infringement After 10+ Years of Silence: How 'Acquiescence' Ended the Case

Hakan Elçi 25.06.2026 1
Case Summary

A registered owner sued a neighbouring business that had used the same name for over ten years. The court treated the late action as an abuse of right and found loss of rights through acquiescence; the case was dismissed. It shows why exercising trademark rights in time matters.

You have a registered trademark and someone else has been using the same name for years. Your right stands, so you can sue whenever you like, right? Not always. A decision by a Turkish Intellectual and Industrial Property Court shows that staying silent for too long can forfeit your right to sue.

What happened?

The owner of a food-and-beverage brand had registered the mark after acquiring it. Another business operating in the same neighbourhood had been using the same distinctive name for many years. The brand owner sued for the establishment, prevention and cessation of what it claimed was trademark infringement.

What is "loss of rights through acquiescence"?

If a right holder, despite knowing that another is using its mark, remains silent for an unreasonably long time, and the other party continues that use in good faith, a later lawsuit may be treated as an abuse of right (Civil Code Art. 2). In that case the trademark owner loses the right to sue due to acquiescence.

Here, while the expert noted that the defendant's use could create a likelihood of confusion, the acquiescence assessment was left to the court's discretion. The findings showed the defendant had used the sign for over ten years, that the parties operated in the same district and neighbourhood, and that they were aware of each other.

The court's decision

The court held that filing suit after so many years amounted to an abuse of right and that the claimant had suffered a loss of rights through acquiescence, and dismissed the case.

Four practical lessons for trademark owners

  1. Exercise your rights in time. Act without delay once you learn of an infringement; waiting for years can forfeit your rights.
  2. The date of your notice matters. Document your objections and notices to show you did not stay silent.
  3. Use trademark monitoring. Spotting similar uses early eliminates the risk of acquiescence.
  4. Registration alone is not enough. Actively protecting and monitoring the right is essential.

Frequently asked questions

Why can I lose a case despite having a registered trademark?

If you remained silent for a very long time (over ten years here) despite knowing of the infringement, and the other party continued its use in good faith, your case may be dismissed for loss of rights through acquiescence.

How many years counts as acquiescence?

There is no fixed period in the law; the judge decides based on the specifics of each case. That is why acting as soon as you learn of an infringement is the safest course.

Source — Case Reference

Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi · E. 2023/176 · K. 2024/274 · T. 19.12.2024

Party and brand names are withheld for confidentiality.

This article is for general information only and is not legal advice; please consult a trademark attorney for your specific situation.

Is your brand at risk? Contact our official trademark attorney (TURKPATENT Reg. No 2732) for a free trademark search: WhatsApp or +90 216 606 56 58.

Read the full original decision text (Turkish)
T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/176
KARAR NO : 2024/274

DAVA : Markaya Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi ve Durdurulması
DAVA TARİHİ : 04/09/2023
KARAR TARİHİ : 19/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 20/12/2024
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile,
“....” ibareli markanın müvekkili adına tescilli olup, tek ve gerçek
sahibinin müvekkili olduğunu, markanın müvekkili tarafından halk nezdinde tanınır hale
getirildiğini; müvekkilinin, uzun yıllardır köftecilik mesleğini ailesi ile birlikte sürdürmüş
olan ....'den “....” markasını satın alarak marka üzerinde
tek gerçek hak sahibi olduğunu; müvekkilinin, işyerinin bulunduğu semtte ve ülke çapında
“...” adıyla tanınmakta olduğunu, kesinleşmiş yargı kararlarıyla bahse
konu markanın devreden tarafından markasal olarak bilinir hale getirildiği, markanın ün
yaptığı gerekçesiyle markanın tek ve gerçek hak sahibinin markayı devralan müvekkili olduğu
hususlarının tespit edildiğini, davalının, müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösterdiğini ve müvekkiline ait markanın
ayırıcı unsuru olan “....” ismini “.... Cd. No: 6/1
ve 8/1 Zeytinburnu/İstanbul” adresindeki işyerinde kullandığının sabit olduğunu, davalının bu
eylemlerinin müvekkilinin markadan doğan haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek, markaya tecavüzün tespitini, önlenmesini ve durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi, tensip zaptı ve ön inceleme duruşma gün ve saatinin usulüne uygun olarak davalıya tebliğ edildiği, ancak davalı tarafça davanın esasına ilişkin herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği gibi ön inceleme duruşmasına da katılmadığı, bu itibarla davanın reddini talep ettiğinin kabul edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
Dava, markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi ve durdurulması taleplidir.
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ... tescil numaralı "...." ibareli markanın davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
6769 Sayılı SMK'nın 29/1-b ve c maddeleri ile, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmanın marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir.
Taraflarca bildirilen ve resen celbi gereken deliller celp edildikten sonra dosya; mahallinde davalı iş yerindeki fiili kullanımı tespit edip, fotoğraflandırma yetkisi de verilmek suretiyle dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları, bildirilen internet adresleri ve mahkememizin .... esas sayılı dosyası içeriği ile davacı tarafça dayanılan diğer dosya içerikleri değerlendirilmek suretiyle davalının davacı marka haklarına tecavüzünün olup olmadığı ve ne şekilde giderileceğine ilişkin rapor tanzimi için bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan 24/10/2024 tarihli rapor ile,
takdiri ve marka hakkına tecavüze ilişkin karar mahkemeye ait olmak
üzere, davalı marka kullanımının davacı markası ile karıştırılma ihtimali doğuracak nitelikte
olduğu ve
davacının, dava hakkını uzun süre sessiz kalma suretiyle kaybedip kaybetmediğinin
somut olayın arz ettiği özellikler çerçevesinde mahkemenin takdirinde olduğunu belirtmiştir.
Dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; .... tescil nolu "..." , ... tescil nolu "..." ve ... tescil nolu "...." ibareli markaların davacı adına tescilli olduğu, davalının fiili kullanımı ise "...." şeklinde olduğu, davacı tarafın dilekçesinde belirttiği internet adreslerinde yapılan tespitlerde de, davalının bu ibareyi ilk kullanım tarihinin 10 Ocak 2012 tarihi olduğu, taraf işletmelerinin aynı ilçe ve mahallede olduğu, birbirlerinden haberdar oldukları, bu haliyle aradan uzun yıllar geçtikten sonra eldeki davanın açılmış olmasının hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olup, uzun süre sessiz kalma sebebiyle davacının hak kaybına uğradığının kabulü gerekmiş ve bu itibarla davanın reddi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan, 427,60 TL ilam harcından, 269,85 TL peşin harcın mahsubu ile, 157,75 TL bakiye karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,
5-Talep halinde kararın taraflara tebliğine,
Davacı vekilinin yüzüne karşı , davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/12/2024

Katip ...
e-imzalıdır


Hakim ...
e-imzalıdır
loss of rightsacquiescencetrademark infringementabuse of righttrademark litigationtrademark monitoringIP Code TurkeyEmsal Karar
Elçi Patent

ELCİ | 2026 All Rights Reserved ©

Live Support
Free Trademark Search